Ana içeriğe atla

Prof. Erşan AYGÜN

Meme Kanseri

Meme Kanseri: Belirtileri, Tanısı ve Tedavi Yöntemleri

Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucunda gelişen kötü huylu bir hastalıktır. Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Erkeklerde de meme kanseri gelişebilir ancak kadınlara kıyasla çok daha nadirdir.

Meme kanseri erken evrede herhangi bir belirti vermeden, tarama amacıyla yapılan mamografi sırasında da saptanabilir. Bu nedenle yaşa ve kişisel risk durumuna uygun meme kanseri taramalarının yapılması önem taşır.

Meme kanserinin tedavisi; tümörün türüne, büyüklüğüne, meme içindeki konumuna, lenf bezlerine veya uzak organlara yayılıp yayılmadığına ve tümörün biyolojik özelliklerine göre belirlenir.

Prof. Dr. Erşan Aygün, genel cerrahi alanındaki deneyimiyle meme kanserinin değerlendirilmesi, cerrahi tedavi seçenekleri ve tedavi sürecinin planlanması konusunda hastalara hizmet vermektedir.

Meme dokusu; süt bezleri, süt kanalları, bağ dokusu ve yağ dokusundan oluşan karmaşık bir yapıdır.
Meme dokusunda süt üreten lobüller ve bu lobüllerden meme başına doğru uzanan süt kanalları bulunur. Meme başının çevresindeki koyu renkli bölgeye areola adı verilir.


Meme kanserlerinin büyük bölümü süt kanallarını veya süt üreten lobülleri döşeyen hücrelerden gelişir.

Kanser hücreleri henüz çevre dokulara yayılmadan meme dokusunun belirli bir bölgesinde sınırlı kaldığında in situ meme kanseri olarak adlandırılır. Kanser hücreleri çevre meme dokusuna yayıldığında ise invaziv meme kanseri söz konusu olur.

Meme kanserinin en sık görülen türleri arasında invaziv duktal karsinom ve invaziv lobüler karsinom bulunur. Bunun dışında meme başından gelişen Paget hastalığı ve daha nadir tümör türleri de görülebilir.

Meme Kanseri Neden Olur?

Meme kanserinin tek bir nedeni yoktur. Hücrelerin kontrolünü sağlayan genlerde zaman içerisinde meydana gelen değişiklikler kanser gelişiminde rol oynayabilir.

Bazı kadınlarda bu genetik değişiklikler kalıtsal olabilir. Özellikle BRCA1 ve BRCA2 gibi bazı genlerde bulunan değişiklikler meme kanseri riskini artırabilir.

Ancak meme kanseri tanısı alan her kişinin ailesinde kanser öyküsü bulunmaz. Ailede meme kanseri bulunması da mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez.

Meme Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Meme kanseri gelişme olasılığını artırabilecek çeşitli faktörler bulunmaktadır.

Yaş

Meme kanseri riski yaş ilerledikçe artar. Bununla birlikte genç yaşlarda da meme kanseri görülebilir.

Ailede meme kanseri bulunması

Anne, kız kardeş veya kız çocuk gibi birinci derece yakınlarda meme kanseri bulunması riski artırabilir. Özellikle genç yaşta ortaya çıkan veya aynı ailede birden fazla kişide görülen meme kanserleri genetik açıdan değerlendirilmelidir.

Genetik yatkınlık

BRCA1 ve BRCA2 başta olmak üzere bazı genetik değişiklikler meme kanseri riskini belirgin şekilde artırabilir. Aile öyküsünün özelliklerine göre genetik danışmanlık ve genetik testler değerlendirilebilir.

Hormonlara uzun süre maruz kalma

Erken yaşta adet görmeye başlamak, geç menopoza girmek ve bazı hormonal tedaviler meme dokusunun östrojen ve progesterona daha uzun süre maruz kalmasına neden olabilir.

Menopoz sonrası kullanılan hormon tedavilerinin türü, dozu ve kullanım süresi de meme kanseri riski açısından değerlendirilmelidir.

Yoğun meme dokusu

Meme dokusunun yoğun olması hem meme kanseri riskini artırabilir hem de mamografide bazı lezyonların görülmesini zorlaştırabilir.

Daha önce meme kanseri geçirmiş olmak

Daha önce meme kanseri tanısı almış kişilerde aynı veya diğer memede yeni bir meme kanseri gelişme riski genel popülasyona göre daha yüksek olabilir.

Bazı iyi huylu meme hastalıkları

Atipik hiperplazi gibi bazı meme dokusu değişiklikleri ilerleyen dönemde meme kanseri riskini artırabilir.

Daha önce radyoterapi uygulanması

Özellikle genç yaşlarda göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış olması ilerleyen yıllarda meme kanseri riskini artırabilir.

Alkol ve sigara kullanımı

Alkol tüketimi meme kanseri riskinde artışla ilişkilendirilmiştir. Sigara kullanımı da meme kanseri dahil birçok kanser açısından olumsuz bir risk faktörüdür.

Fazla kilo ve hareketsiz yaşam

Özellikle menopoz sonrasında fazla kilo ve fiziksel aktivitenin düşük olması meme kanseri riskiyle ilişkilendirilmektedir.

Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Meme kanseri bazen hiçbir belirti vermeden, tarama mamografisi sırasında saptanabilir.

Belirti ortaya çıktığında ise aşağıdaki değişikliklerden biri veya birkaçı görülebilir:

  • Memede yeni ortaya çıkan bir kitle veya sertlik.

  • Koltuk altında ele gelen şişlik veya lenf bezi.

  • Meme dokusunda şekil veya büyüklük değişikliği.

  • Meme başında içeri doğru çekilme.

  • Meme başından kendiliğinden gelen akıntı.

  • Özellikle kanlı veya şeffaf meme başı akıntısı.

  • Meme başında kabuklanma, pullanma veya iyileşmeyen yara.

  • Meme cildinde kızarıklık veya kalınlaşma.

  • Meme cildinde çökme veya portakal kabuğu görünümü.

  • Memede belirgin şişlik veya ödem.

  • Memede veya koltuk altında devam eden ağrı.

Meme kanserinde çoğu zaman ağrı ilk belirti değildir. Ancak ağrılı bir kitle de meme kanseri dahil farklı durumlarda görülebileceğinden değerlendirilmesi gerekir.

Meme veya koltuk altında yeni fark edilen bir değişiklik mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Meme Kanserinde Meme Başından Akıntı Önemli midir?

Meme başından akıntı her zaman kanser anlamına gelmez. Hormonal değişiklikler, enfeksiyonlar ve iyi huylu meme hastalıkları da akıntıya neden olabilir.

Bununla birlikte özellikle kendiliğinden ortaya çıkan, tek memeden gelen, kanlı veya şeffaf akıntılar değerlendirilmelidir.

Akıntının niteliği, tek veya çift taraflı olması ve eşlik eden diğer bulgular tanısal yaklaşım açısından önemlidir.

Meme Kanserinde Tanı Nasıl Konulur?

Meme kanserinin tanısında klinik muayene ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.

Meme muayenesi

Hekim tarafından yapılan meme ve koltuk altı muayenesinde kitle, cilt değişikliği, meme başı değişiklikleri veya lenf bezi büyümesi araştırılır.

Mamografi

Mamografi, düşük doz X ışınları kullanılarak meme dokusunun görüntülenmesini sağlayan temel yöntemlerden biridir.

Tarama amacıyla belirti göstermeyen kişilerde kullanılabileceği gibi, memede şüpheli bir bulgu olduğunda tanısal amaçla da uygulanabilir.

Mamografide kitleler, yapısal bozukluklar veya mikrokalsifikasyon adı verilen küçük kireçlenme odakları görülebilir.

Meme ultrasonografisi

Ultrasonografi özellikle genç kadınlarda ve yoğun meme dokusunun bulunduğu kişilerde önemli bir tamamlayıcı görüntüleme yöntemidir.

Ultrasonografiyle bir kitlenin içeriğinin katı mı yoksa sıvı mı olduğu ve bazı özellikleri değerlendirilebilir.

Meme MR’ı

Manyetik rezonans görüntüleme, belirli klinik durumlarda meme dokusunun daha ayrıntılı değerlendirilmesini sağlar.

Özellikle yüksek riskli kişilerde, bazı meme kanseri türlerinde veya mamografi ve ultrasonografinin yeterli olmadığı özel durumlarda kullanılabilir.

Her hastada meme MR’ı yapılması gerekmez.

Meme Kanserinde Biyopsi Nedir?

Görüntüleme yöntemlerinde şüpheli bir alan tespit edildiğinde kesin tanının konulabilmesi için biyopsi yapılabilir.

Biyopside şüpheli meme dokusundan örnek alınır ve patolog tarafından mikroskop altında incelenir.

Tru-cut biyopsi

Tru-cut biyopside özel bir iğne kullanılarak kitleden küçük doku parçaları alınır.

Bu yöntem, meme kanserinin tanısının kesinleştirilmesinde sık kullanılan biyopsi yöntemlerinden biridir.

İnce iğne aspirasyon biyopsisi

İnce iğne aspirasyonunda ince bir iğne aracılığıyla hücre veya sıvı örneği alınır.

Hangi biyopsi yönteminin kullanılacağı kitlenin özelliklerine ve görüntüleme bulgularına göre belirlenir.

Meme Kanserinde Patoloji Neden Önemlidir?

Biyopsi sonucunda yalnızca kanserin bulunup bulunmadığı değil, kanserin türü ve bazı biyolojik özellikleri de belirlenir.

Tedavi planında özellikle aşağıdaki özellikler önem taşıyabilir:

  • Östrojen reseptörü (ER)

  • Progesteron reseptörü (PR)

  • HER2 durumu

  • Tümörün hücresel özellikleri

  • Gerekli durumlarda diğer moleküler özellikler

Bu bilgiler, hastaya uygulanacak tedavinin belirlenmesinde önemli rol oynar.

Meme Kanserinin Evreleri Nelerdir?

Meme kanserinin evrelemesi; tümörün büyüklüğü, lenf bezlerine yayılımı ve uzak organlarda metastaz bulunup bulunmadığı değerlendirilerek yapılır.

Meme kanserinin gerçek evresi yalnızca tümörün boyutuna göre belirlenmez. Patoloji, lenf bezi durumu, tümörün biyolojik özellikleri ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilir.

Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Meme kanserinde tek bir standart tedavi yöntemi yoktur. Tedavi, hastanın ve tümörün özelliklerine göre kişiselleştirilir.

Tedavide cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi seçeneklerinden biri veya birkaçı kullanılabilir.

Meme Kanseri Ameliyatı

Meme kanserinin cerrahi tedavisinde temel olarak iki yaklaşım bulunmaktadır.

Meme koruyucu cerrahi (Lumpektomi)

Tümör, çevresindeki uygun miktarda sağlam meme dokusuyla birlikte çıkarılır ve memenin tamamı korunur.

Meme koruyucu cerrahi uygulanan birçok hastada ameliyat sonrasında radyoterapi tedavisi değerlendirilir.

Mastektomi

Memenin tamamının çıkarılması işlemidir.

Tümörün büyüklüğü, memeye oranı, birden fazla bölgede bulunması, bazı genetik riskler veya diğer klinik özellikler nedeniyle mastektomi tercih edilebilir.

Hangi ameliyatın uygun olduğu hastanın meme yapısı, tümörün özellikleri ve kişisel tercihleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Koltuk Altı Lenf Bezleri Nasıl Değerlendirilir?

Meme kanseri hücreleri öncelikle koltuk altındaki lenf bezlerine yayılabilir.

Bu nedenle uygun hastalarda sentinel lenf nodu biyopsisi uygulanabilir. Bu yöntemde kanser hücrelerinin ulaşması en muhtemel ilk lenf bezi veya lenf bezleri belirlenerek çıkarılır ve patolojik olarak incelenir.

Lenf bezlerinde kanser bulunması durumunda uygulanacak tedavi, hastalığın özelliklerine ve güncel cerrahi/onkolojik değerlendirmeye göre belirlenir.

Her hastada koltuk altındaki tüm lenf bezlerinin çıkarılması gerekmez.

Meme Kanserinde Kemoterapi

Kemoterapi, kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemeyi veya yok edilmesini amaçlayan ilaç tedavisidir.

Kemoterapi:

  • Ameliyattan önce tümörü küçültmek,

  • Ameliyat sonrasında tekrarlama riskini azaltmak,

  • İleri evre hastalığı kontrol altında tutmak

amacıyla kullanılabilir.

Kemoterapi gerekliliği tümörün türüne, evresine, biyolojik özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir.

Hormon Tedavisi

Östrojen veya progesteron reseptörü taşıyan meme kanserlerinde hormon tedavisi kullanılabilir.

Hormon tedavisi, kanser hücrelerinin büyümesini destekleyebilen hormonların etkisini azaltmayı amaçlar.

Hangi ilacın kullanılacağı ve tedavinin süresi hastanın yaşı, menopoz durumu, tümörün özellikleri ve diğer tedavi seçenekleri dikkate alınarak belirlenir.

HER2 Pozitif Meme Kanserinde Hedefe Yönelik Tedavi

Bazı meme kanseri hücrelerinde HER2 adı verilen protein normalden fazla bulunabilir.

HER2 pozitif tümörlerde HER2’yi hedefleyen özel ilaçlar tedavi planına eklenebilir.

Bu tedaviler kemoterapi ve bazı durumlarda diğer sistemik tedavilerle birlikte kullanılabilir.

Tedavinin uygunluğu patoloji sonuçları ve hastalığın evresine göre belirlenir.

Meme Kanserinde İmmünoterapi

İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasına ve onlara karşı yanıt oluşturmasına yardımcı olmayı amaçlayan tedavilerdir.

Bazı meme kanseri alt tiplerinde, özellikle belirli biyolojik özelliklere sahip tümörlerde immünoterapi tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir.

İmmünoterapinin gerekip gerekmediği tümörün özellikleri ve hastalığın evresine göre belirlenir.

Meme Kanserinde Radyoterapi

Radyoterapi, yüksek enerjili ışınlar kullanılarak kanser hücrelerinin yok edilmesini amaçlar.

Meme koruyucu cerrahi sonrasında birçok hastada radyoterapi tedavi planının önemli bir parçasıdır.

Mastektomi sonrasında ise tümörün özellikleri ve lenf bezi tutulumu gibi faktörlere göre radyoterapi gerekip gerekmediği değerlendirilir.

Meme Kanserinde Erken Tanı ve Tarama

Meme kanserinin erken saptanması, hastalığın tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi açısından önemlidir.

Tarama amacıyla kullanılan temel yöntem mamografidir. Güncel tarama önerileri yaş, kişisel risk faktörleri ve kullanılan ulusal veya uluslararası kılavuza göre değişebilir.

Ailesinde meme kanseri bulunan, BRCA gibi genetik risk taşıyan veya daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış kişilerde tarama programı ortalama riskli kişilerden farklı olabilir.

Bu nedenle kişisel risklerin hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Meme Kanserinde Kendi Kendine Meme Farkındalığı

Kadınların kendi meme yapılarını tanımaları ve normalden farklı değişiklikleri fark etmeleri önemlidir.

Meme farkındalığında:

  • Yeni ortaya çıkan kitle,

  • Meme başında değişiklik,

  • Ciltte çökme,

  • Ciltte kalınlaşma veya portakal kabuğu görünümü,

  • Meme başından kendiliğinden akıntı,

  • Meme veya koltuk altında yeni oluşan şişlik

gibi değişikliklere dikkat edilmelidir.

Şüpheli bir değişiklik fark edildiğinde yalnızca kendi kendine takip etmek yerine hekim değerlendirmesi yapılmalıdır.

Meme Kanseri
Belirtileri Nelerdir?
Evreleri Nelerdir?
Nasıl Tedavi Edilir?
Meme Kanseri
Belirtileri Nelerdir?
Evreleri Nelerdir?
Nasıl Tedavi Edilir?

Meme Kanseri Hakkında Sık Sorulan Sorular

Meme kanseri bazen hiçbir belirti vermeden mamografi sırasında tespit edilebilir. En sık fark edilen bulgu memede yeni ortaya çıkan bir kitle veya sertliktir. Meme başında çekilme, cilt değişiklikleri, kanlı akıntı ve koltuk altında şişlik de görülebilir.

Hayır. Memede kistler, fibroadenomlar ve birçok iyi huylu oluşum da kitleye neden olabilir. Ancak yeni ortaya çıkan her meme kitlesi değerlendirilmelidir. Kitleye yalnızca elle muayene ederek iyi huylu veya kötü huylu tanısı koymak mümkün değildir.

Meme kanserinde ağrı her zaman görülmez. Bazı tümörler ağrısız bir kitle şeklinde ortaya çıkabilir. Bununla birlikte ağrılı meme kitleleri de görülebilir. Yeni başlayan ve devam eden meme ağrısının nedeni hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Evet. Meme kanseri daha ileri yaşlarda daha sık görülmekle birlikte genç kadınlarda da ortaya çıkabilir. Özellikle ailede meme kanseri öyküsü veya genetik risk bulunan genç kadınlarda kişisel risk değerlendirmesi önemlidir.

Evet. Erkeklerde meme kanseri kadınlara göre çok daha nadirdir ancak görülebilir. Erkekte memede yeni bir kitle, meme başında çekilme veya akıntı gibi değişiklikler ortaya çıkarsa değerlendirme yapılmalıdır.

Mamografi birçok meme kanserini ve kanser öncüsü bazı değişiklikleri erken dönemde gösterebilir. Ancak hiçbir görüntüleme yöntemi tüm meme kanserlerini tek başına yakalayamaz. Gerekli durumlarda ultrasonografi, MR veya biyopsi gibi ek incelemeler yapılabilir.

Bu iki yöntem birbirinin tamamen alternatifi değildir. Mamografi ve ultrason farklı özellikleri değerlendirir. Yaş, meme dokusunun yoğunluğu ve mevcut bulgulara göre biri veya ikisi birlikte kullanılabilir.

Kesin tanı genellikle şüpheli dokudan alınan biyopsi örneğinin patolojik olarak incelenmesiyle konulur. Mamografi ve ultrason gibi görüntüleme yöntemleri şüpheli alanı belirlemeye yardımcı olur ancak tek başına kesin kanser tanısı koymaz.

Hayır. Uygun hastalarda meme koruyucu cerrahi ile yalnızca tümör ve çevresindeki uygun miktardaki doku çıkarılabilir. Memenin tamamının alınması gerekip gerekmediği tümörün büyüklüğü, konumu, meme ile oranı, hastalığın özellikleri ve diğer faktörlere göre belirlenir.

Her hastada kemoterapi gerekli değildir. Kemoterapi kararı tümörün türüne, evresine, lenf bezi durumuna ve biyolojik özelliklerine göre verilir.

Radyoterapi gerekliliği ameliyatın türüne ve tümörün özelliklerine bağlıdır. Meme koruyucu cerrahi sonrasında birçok hastada radyoterapi uygulanır. Mastektomi sonrasında ise hastalığın özelliklerine göre karar verilir.

HER2, bazı meme kanseri hücrelerinin yüzeyinde fazla miktarda bulunan bir proteindir. Tümörün HER2 pozitif veya negatif olması tedavi seçimini etkileyebilir. HER2 pozitif hastalarda HER2’yi hedefleyen özel ilaçlar kullanılabilir.

Meme kanserlerinin çoğu doğrudan kalıtsal değildir. Ancak bazı genetik değişiklikler, özellikle BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerdeki değişiklikler meme kanseri riskini artırabilir. Ailede çok sayıda meme veya yumurtalık kanseri bulunması ya da hastalığın genç yaşta görülmesi genetik değerlendirme gerektirebilir.

Meme kanserinin seyri; tümörün türüne, evresine, biyolojik özelliklerine ve tedaviye verdiği yanıta göre değişir. Özellikle erken evrede saptanan birçok meme kanseri etkili şekilde tedavi edilebilir. Ancak her hasta için aynı sonucu önceden garanti etmek mümkün değildir.

İleri evre meme kanseri kemik, karaciğer, akciğer ve beyin gibi uzak organlara yayılabilir. Metastazın olup olmadığı ve yayılımın kapsamı görüntüleme ve diğer tanısal incelemelerle değerlendirilir.

Meme kanserini tamamen önlemek mümkün değildir. Ancak sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli fiziksel aktivite, alkol tüketiminin sınırlandırılması, sigara kullanılmaması ve kişisel risklere uygun tarama programlarının uygulanması riski azaltmaya yardımcı olabilir.

Prof. Dr. Erşan Aygün ile Meme Kanseri Değerlendirmesi

Meme kanserinde doğru tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin belirlenmesi, tedavi planının oluşturulmasında önemli bir yere sahiptir.

Cerrahi tedavinin gerekip gerekmediği, meme koruyucu cerrahinin veya mastektominin uygun olup olmadığı ve koltuk altı lenf bezlerine yönelik uygulanacak yöntem; tümörün özellikleri, hastalığın evresi ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Prof. Dr. Erşan Aygün, meme kanserinin cerrahi açıdan değerlendirilmesi ve uygun tedavi seçeneklerinin görüşülmesi konusunda hastalara hizmet vermektedir.

Memede yeni fark ettiğiniz bir kitle, meme başında değişiklik, kendiliğinden gelişen akıntı, ciltte çökme veya koltuk altında şişlik varsa tıbbi değerlendirmeyi geciktirmeyiniz.

Tıbbi bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hekim muayenesinin, kişiye özel tanının veya tedavi önerisinin yerini tutmaz.